47.yıl
“karanlıktan aydınlığa...”
 
ŞÂMİL İSLÂM ANSİKLOPEDİSİ
Eser Adı : ŞÂMİL İSLÂM ANSİKLOPEDİSİ
Yazar : ŞÂMİL İSLÂM ANSİKLOPEDİSİ YAZAR HEYETİ
T.E. Satış Fiyatı : 0 TL
 
  • Bu eser sâdece İslâmî kavramları vermekle alanında tek olma özelliğini taşır.
  • Bu eser; erkek-kadın, genç-yaşlı, bilen-bilmeyen, İslâm’a göre yaşamak isteyen herkesin rehber kitâbıdır
  • Bu eser, insanların doğum, ölüm ve âhiret üçgenindeki bütün sorularına cevâb verir.
  • Bu eserde binlerce kitâbın bilgisi derlendi, toplandı sayfa sayfa, petek petek bal oldu. Ve Şamil İslam Ansiklopedisi oluştu
  • Deyim değil sözlük değil sıradansa hiç değil her satırı uzun çalışmaların neticesi ve göz nûrudur.
  • Oluşturulan 3.200 kavram, 10 sene de alanında uzman 110 kişilik heyet tarafından hazırlanmıştır
  • Bu eser öğretir, yönlendirir. Müslümânı hayâta hazırlar   Bu ansiklopedinin neşrini gösteren Rabb’ıma hamdolsun. Rasûlü Muhammed (s.a.s.)’e, âline, ashâbına salâtu selâm olsun.

 

 

YAYINEVİMİZİN KURUCUSU MERHÛM DURAN KÖMÜRCÜ'NÜN

ŞÂMİL İSLÂM ANSİKLOPEDİSİ HAKKINDAKİ YAZISI

Muhterem okuyucu!

Bu ansiklopedide Kur'ân var. Sünnet var. İslâm’ı özleyenlere rehberlik var, yaşamak isteyenlere öğretmenlik var. En azından bütün bu gâyelerin tahakkûku için alınteri, göz nuru, iyi niyet var.

Kitâbı elinize aldığınızda, cilt, kağıt, baskı ve muhtevâsına bakarsınız. Bu sizin hakkınızdır. Bize düşen vazîfe ise, bütün bunlar yanında size nasıl bir hizmet sunacağımız endişesi, düşü, gâyesi ve heyecanıdır. Biz bununla ömür tüketiriz. Bazan rüya, bazan düş bazan da ânî doğuşlarla “bulduk, bulduk” deriz.

Bu heyecanla düşümüzü gerçekleştirmenin gayretinde oluruz. Bu Ansiklopedi de böyle bir bulgunun ürünüdür.

Şöyle ki:

Sene 1979’lardı Bir arkadaşımla dertleşiyorduk. Arkadaş “boyalı, cinsel içerikli ansiklopedilerin revâcda olduğunu, her eve girebildiklerini” söylediğinde benim beynimde şimşekler çaktı. Kendi içimden “buldum, buldum” kelimeleri döküldü.

Büyük sıkıntımız vardı. Kendimiz yazıyor, kendimiz okuyorduk. Kabuğumuzu kıramıyor, kardeşlerimize ulaşamıyorduk. Aramıza bir engel konmuş, insanlar gruplara ayrılmış ve bizi bizden koparmışlardı. Bu durum bana sıkıntı veriyordu. Ben bu insanlara bir mesaj ulaştırmalıyım. Her gün her dakika onlarla beraber olmalıyım; kütüphanesinde bulunmalıyım. Buna bir çâre bulmalıyım.

Kendilerine gerçek anlamıyla teblîğin ulaşmadığı bir kitle var karşımızda. Onlara ulaşmanın tek çâresi bir ansiklopedi... Hiçbir saplantısı ve bağnazlığı olmayan arı-duru İslâmî bilgiyle dolu bir ansiklopedi Buna karar verdiğim ân, Buldum!... dedim. Yıllarım, bu Buldum! kelimesini şekillendirmekle geçti. Genel İslâmî kültürü veren bir ansiklopedi hazırlatayım dedim. Zaman ve zeminin böyle geniş ve kapsamlı bir ansiklopedinin hazırlanması için müsâid olmadığını gördüm. Müsâid olsa da fantezi olmanın ötesine geçmiyor, benim düşümün gerçekleşmesine bir fayda getirmiyordu

Zaman oldu, Müslümânların ibâdet ihtiyâclarını karşılayan bir hazırlığa giriştik, maddeler tesbît edildi, ehil ellere tevdi edildi, telîf başladı; Ancak, sadece namaz, oruç. zekât ve hacc konularını içeren bir ansiklopedinin de yetmediğini gördüm. Öyle bir ansiklopedi ki her kültür seviyesindeki insâna hitâb etsin, İslâm hakkında ona gerekli bilgiyi ulaştırsın ve zihnine takılan her türlü soruya cevâb versin, Müslümânın yirmidört saatini doldursun diye düşleyip durdum. Zîrâ insan ömrü sürekli tekrarlanan yirmidört saatlerden ibârettir.

Ama bu bir düş idi, bir ârzû idi. Buldum! dediğimde de bulmakta zorlanacağımı anlamıştım. Birkaç defa kadro değiştirdim, hepsi iyi niyetli olmasına karşılık yine de olmuyordu. Ama olmalı idi. Nihâyet 1987 yılı sonlarında bu işin organizesini Doç. Dr. Ahmed Ağırakça’ya devrettim. İslâmî noktadan güvendiğim bir kar­deşimiz, gayretli, üstüne düşeni yapma ârzûsunda olduğu kanâati bende hâsıl oldu. Karşılıklı konuştuk, ârzû ve isteklerimi belirttim. “Emâneti ehline teslim ediniz” hükmünce amel ettim. Kendilerine işlerini istişâre ile yapmalarını tenbîh ettim. Yaşça büyüklüğüme güvenerek îkâzlarda bulundum, ama iç işlerine hiç karışmadım. Onlara müdâhaleyi meşrebim gereği uygun görmedim. Muvaffakiyetleri için duâ ettim. Bu tarîhten sonra da yeniden tesbît edilen bir muhtevâ ve biçimle hazırlığa başlandı.

Evet, birlikte okuyacağımız bu Şâmil İslâm Ansiklopedisi’nin hayât hikâyesi, çıkış gâyesi, neşrolunuş hikmeti -kısaca- budur. Bunun dışında bir düşünce içinde olmadım. Madde olmadan böyle yayınların yapılamayacağını biliyorum, ama önce kabuğumuzu kırarak “Müslümânım!” diyen kardeşlerimle kucaklaşmak, onlara ulaşmak ve onlarla kaynaşmak maddeden de önemli olmalı. Yayınlarımızı gözlemişseniz hiçbir yayınevine nasîb olmayan lütûflara nâil bulunuyorum. Allah bunu bana nasîb etmiş; Şâmil Yayınevi başlı başına bir kitâblık durumuna gelmiştir; Hamdolsun.

Ölüme inananlardanım, hırsa “dur” demenin fazîlet olduğunu bilenlerdenim. Bizim buradaki hırsımız çok yayın, kaliteli yayın ve insanlara hizmet götürebilecek yayındır. Ne kadar çok yayın olursa o kadar çok kişiye ulaşacağımıza inanmaktayız. Düşümüz, işimiz bu noktada yoğunlaşmaktadır.

Benim “düş” dediğim bu ârzûmun gerçekleşip gerçekleşmediğini bilmiyorum ama çıkış amacımız budur.

Mevlâm, dînimizi ferdlere ulaştırma niyetimizi kabûl etsin. Bu ârzûya yönelik gayretlerimizden doğacak hatâlarımızı affetsin.

Bütün ilim ehline, yayınevi personeline, emeği geçen kardeşlerime gayretlerinden dolayı teşekkür ederim.

Duran KÖMÜRCÜ

 

 
© 2017 samilyayinevi.com.tr. Her hakkı saklıdır.
Küçükayasofya Cd. No:66 Şamil Han Sultanahmet - Fatih / İstanbul
Tel: 0212 516 06 50 - 518 15 39 Faks: 0212 516 06 51